Ekrem Kızıltaş Menu

Link:

Barış Gönüllüleri G. Doğu’da ne arıyordu?..

Yakın zamana kadar değerli insanlarımızı ancak aramızdan ayrıldıktan sonra anardık.

Ancak son birkaç senedir Başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere birçok belediye, değerli insanlarımızla alakalı olarak, sağlıklarında programlar yapmaya başladılar.

Aramızdan ayrılmış olanları anma toplantıları düzenlenirken, aramızda bulunanlarla alakalı olarak da, iştigal ettikleri sahada geride bıraktıkları yıllar ya da vefa vesilesiyle programlar düzenleniyor.

Yazının Devamı…

  • Yorum yazdığınız için teşekkürler.

Link:

Boşnaklar Drina Nehri’ne küsmüş…

Saraybosna’sı, Konjiç’i, Mostar’ı ve diğer bütün yerleriyle Bosna Hersek, muhteşem güzelliklerle dolu bir ülke: Tabiatı, tarihi eserleri, sizi kendileri gibi kabul eden insanları ve tabii ki yeme-içme konusuna düşkün olanlar açısından mutfağı ile…

Aliya İzzetbegoviç’in vefatının 10. Yıldönümü vesilesiyle Bağcılar Belediyesi öncülüğünde düzenlenen Uluslar arası sempozyumda sunulan bildirilerde de vurgulandığı gibi; Bosna-Hersek, bütün bu güzelliklerin yanında, yakın dönemde maruz kaldığı, tarihte benzeri çok az yaşanmış bir vahşetin acı hatıralarıyla da dolu.

Yazının Devamı…

  • Yorum yazdığınız için teşekkürler.

Link:

Geçmişi unutmayın; ama takılıp kalmayın da…

Saraybosna’da iseniz; ne yaparsanız yapın, vaktiyle buralarda yaşananları düşünmeme şansınız yoktur.

Şehrin güzelliği, tarihi camileri, çarşıları ve artık hemen her yerde bulunabilen çayhaneleriyle Türkiye’nin birçok yerini birden hatırlatıp adeta evinizde imişsiniz hissi vermesi ya da başka şeyler, kısa bir süre önce buralarda tarihte benzeri çok az görülmüş birtakım olayların yaşandığı gerçeğini unutturamıyor.

1992-1995 arasında yaşanmış olanları ne kadar dinlemiş olursanız olsun, görüşüp konuştuğunuz hemen her insandan, daha önce duymadığınız iç acıtıcı olaylar dinliyor; bırakın işlenmesini, burada aktarılmasının bile insanın muvazenesini bozabilecek vahşetleri gerçekleştirenlerin, hakikaten insan olup olmadığı hususunda derin düşüncelere dalıyorsunuz.

Yazının Devamı…

  • Yorum yazdığınız için teşekkürler.

Link:

“Yobaz biziz, en güzel taraflarımızla biz!”

“Yobaz biziz, en güzel taraflarımızla biz!” Bu söz, bir kitapla bile anlatılması zor gözüken konuları bir cümle ya da en çok bir paragrafta anlatabilecek kadar muhteşem bir üsluba sahip olan rahmetli Cemil Meriç’in Bu Ülke isimli kitabından.

Paragrafın tamamı şöyle: “Yobazlık, Şark’ın nefis müdafası. Yobaz, samimiyet, yobaz kendini bir nass’a hapseden idrak; bir nass’a yani sonsuza. Yobaza düşmanlık, tarihe düşmanlık. Yobaz biziz, en güzel taraflarımızla biz.”

Yazının Devamı…

  • Yorum yazdığınız için teşekkürler.

Link:

Dönüştürme mi, kapatma mı?..

Huyumuzdur. Herhangi bir konuda bize tanınan sürenin son gününe, hatta son saatine gelmeden harekete geçmeyiz.  Ve bu sebeple yaşanan son gün kalabalıkları, geciktiği için başımıza dertler açan faturalar, müracaat vakti geçtiği için kaçırılan birtakım fırsatlar gibisinden olaylar, vukuatı adiyedendir bizler için.

Yazının Devamı…

  • Yorum yazdığınız için teşekkürler.

Link:

Velev ki öyle olsun; ne lazım gelir?..

Karma eğitim meselesi, eğitim-öğretimin devlet tarafından üstlenildiği dönemlerden beridir dinmek bilmeyen bir tartışma konusudur herhalde.

Öğrenci evleri ile ilgili tartışmalar sırasında meseleyi ‘yüzde yüz hayat tarzına müdahale’ olarak değerlendirme yönünde tavır alıp; tartışmaların halkımızın tamamına yakınının kabul etmeyeceği bir yöne doğru seyrettiğini anlayınca çark edenler arasında, ‘mesele kız ve erkeklerin beraber kaldığı evler değil, siz hala anlamadınız mı? Bunların derdi kız ve erkeklerin okullarda beraber okumaları demek olan karma eğitime son vermek, kadın erkek ayrı (haremlik-selamlık) belediye otobüsleri ihdas etmek…’ diyenler olmuştu.

Yazının Devamı…

  • Yorum yazdığınız için teşekkürler.

Link:

Kadeş Rezaleti’ni hatırlamak!

Başbakan’ın öğrenci yurtları ve kız-erkek öğrencilerin beraber kaldığı evler konusundaki sözleri üzerine başlayan tartışma bütün heyecanıyla sürdürülüyor.

Konu, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’ın, çeşitli memleketlerden gelecek öğrencilerin beraber seyahat edecekleri Gençlik Barış Gemisi’nde erkekler ile kızların kaldığı bölümlerin arasında gece bekçi konulmasıyla ilgili “53 milletten 800 kız ve erkek öğrenciyi gemi seyahatine götürüyorsam elbette bunun tedbirini alacağım” şeklindeki açıklamasıyla iyice hararetlendi.

‘Kız ve erkek öğrenciler tabii ki beraber kalabilirler’ tezinin taraftarı, çoğu artık iyice kartlaşmış zevat, muhtemelen gençliklerinde yaşayamadıklarını birilerinin yaşayabilecek olması ümidiyle, dört elle sarıldılar meseleye.

Yazının Devamı…

  • Yorum yazdığınız için teşekkürler.

Link:

‘Maksat çağdaşlıksa, gerisi teferruat’ mıdır?..

Türkiye genelinde, uzak bir şehirde okumakta olan kızının veya oğlunun, erkek ve kız öğrencilerin karma olarak kaldığı bir yurtta ya da evde kalmasına rıza gösterebilecek birileri var mıdır?..

Önemine binaen, soruya şunu da eklemek gerekiyor: Ülkemizde, kızının bir erkekle; ya da oğlunun bir kızla aynı evi paylaşmasını normal kabul edebilecek birileri var mıdır?..

Bu soruların doğrudan cevapları ‘hayır’dır. İstisna kabilinden, böyle şeylere olumlu bakabilecek az sayıda insanı da, kaale almamak üzere bir kenara bırakabiliriz.

Birileri çıkıp da, ‘ne var canım bunda! Kadın ve erkek eşittir, yaşları 18′i aşmış olan kız veerkek öğrenciler tabii ki bir arada kalabilirler. Hem buna karşı çıkmak, düpedüz hayat tarzına müdahaledir’ diyebiliyorlarsa, sanırım biraz durup düşünmek gerekir.

Yazının Devamı…

  • Yorum yazdığınız için teşekkürler.

Link:

Bu, Masum Türker’den umulmazdı…

Yanlış anlaşılmalara mani olmak niyetiyle; herhangi bir olayın, aslında sanıldığı gibi olmayıp, başka türlü olduğunu söylemenin gerekli olduğu haller vardır ve bu normaldir .

Ancak birçok kişinin gözleri önünde gerçekleşen ve dahası o anda ve sonrasında televizyonlardan milyonlarca kişinin izlediği bir olayla ilgili olarak: “O olay aslında öyle değildi” diyebilmek, zor bir mesele.

DSP Genel Başkanı Masum Türker, zor alanı yaptı ve Merve Kavakçı’nın yemin etmek üzere TBMM’ye gelişi üzerine dönemin DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit’in yaptığı konuşmayı kastederek; ‘Ecevit başörtüsüne karşı çıkmadı’ diyebildi.

Yazının Devamı…

  • Yorum yazdığınız için teşekkürler.

Link:

İyi ki anlayamıyorlar…

Erkek egemen kültür dediler, baskı dediler, kendi arzuları hilafına başlarını kapatıyorlar dediler, başlarını örtenlere para dağıtılıyor dediler…

İyi ki anlayamıyorlar…

Bırakın insanı, taştan bir heykel bile, bu kadar olup bitenden sonra bile; yani çekilen çile, yaşanan mağduriyetler ve karşılaşılan bütün sıkıntılara rağmen, inançları gereği taşıdıkları örtülerini açmamakta ısrar eden hanımların durumunu anlayabilirdi… Ama birileri anlamadı, anlayamadı, anlamak da istemedi…

Yazının Devamı…

  • Yorum yazdığınız için teşekkürler.